ODTÜ 2022 Onur Yürüyüşü Yargılaması : Anayasal Güvence : Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı

LGBTİ+ etkinliklerine yönelik yasaklama kararları ve müdahaleler, bu anayasal hakkın keyfi biçimde sınırlandırıldığını göstermektedir.

Fotoğraf: Ankara Adalet Sarayı, Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesi duruşma salonu önü (17.07.2025)

2022 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) kampüsünde düzenlenen Onur Yürüyüşü nedeniyle, üç yıl sonra, etkinliğe katıldığı iddia edilen bireyler hakkında 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamında dava açılmıştır. Sanıklar hakkında yalnızca eylemin bu kanun çerçevesinde suç teşkil edip etmediği yönünden bir yargılama yapılacağı belirtilmiş; bu da anayasal haklar, ifade özgürlüğü ve toplantı hakkı bağlamında tartışmaları yeniden gündeme getirmiştir.

1. Anayasal Güvence: Toplantı ve Gösteri Yürüyüşü Hakkı

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 34. maddesi açıkça şöyle der:

“Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.”

Bu hüküm, yalnızca vatandaşlara değil, herkese tanınmış bir haktır. Dolayısıyla öğrenciler, LGBTİ+ bireyler ya da başka herhangi bir toplumsal grup, barışçıl bir şekilde ifade özgürlüğünü kullanarak toplantı yapma ve yürüyüş düzenleme hakkına sahiptir.

Ancak uygulamada, özellikle LGBTİ+ etkinliklerine yönelik yasaklama kararları ve müdahaleler, bu anayasal hakkın keyfi biçimde sınırlandırıldığını göstermektedir.

2. AİHM: Barışçıl Toplantıya Müdahale Hak İhlalidir

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye dahil tüm taraf devletlerce kabul edilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesi ile toplantı ve dernek kurma özgürlüğünü güvence altına alır:

Madde 11 – Toplantı ve Dernek Kurma Özgürlüğü
“Herkes, barışçıl olarak toplanma ve dernek kurma özgürlüğüne sahiptir…”

İçtihatlar, ODTÜ’deki yürüyüş gibi barışçıl ve herhangi bir saldırganlık içermeyen eylemlerin yasaklanması ya da yargılanmasının AİHS madde 11’e aykırı olduğunu açıkça göstermektedir.

3. Anayasa Mahkemesi Kararları: Orantılılık ve Somut Tehlike Kriteri

Anayasa Mahkemesi (AYM) de, ifade özgürlüğü ve toplantı hakkı konularında bireysel başvurular üzerinden önemli içtihatlar oluşturmuştur.

AYM, DİSK/KESK Eylemi

  • Polis müdahalesi ve eylem yasağı nedeniyle hak ihlali olduğuna karar verilmiştir. Mahkeme, “barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklanması için somut tehlike aranması gerektiğini” vurgulamıştır.

AYM, ODTÜ Onur Yürüyüşü Kararı

  • 2019 ODTÜ Onur Yürüyüşü’ne yapılan müdahale nedeniyle yapılan başvuruda, AYM yürüyüşün barışçıl niteliğine dikkat çekmiş ve polis müdahalesini ölçüsüz ve hak ihlali olarak değerlendirmiştir.

Bu kararlar göstermektedir ki, kamu düzeni ya da güvenlik gerekçeleri ancak ölçülü ve zorunluysa, anayasal hakların sınırlanmasına dayanak olabilir. Salt yürüyüş yapılması, hele ki üniversite kampüsü gibi kamusal ve demokratik alanlarda, haklı bir müdahale sebebi olamaz.

4. 2911 Sayılı Kanunun Uygulama Sorunu: AYM ve AİHM’e Aykırılık

2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu, bazı durumlarda idareye toplantıyı yasaklama veya dağıtma yetkisi verse de, bu uygulama:

  • Anayasa madde 13’teki “ölçülülük ve demokratik toplumda gerekli olma”
  • AİHS madde 11’deki “gereklilik ve orantılılık”
    ilkeleriyle çelişmektedir.

Mahkemeler, sadece izin alınmamış olması nedeniyle yürüyüşleri suç olarak değerlendirdiğinde, ifade özgürlüğünü cezalandıran bir yaklaşıma saplanmaktadır. Oysa demokratik hukuk devletlerinde esas olan, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün geniş yorumu, sınırlamaların ise istisnai ve meşru amaçlara dayalı olmasıdır.

ODTÜ Davasında Yargılamanın Düşmesi Hukukun Gereğidir

2022 ODTÜ Onur Yürüyüşü’nde katılımcılar hakkında açılan davada, yalnızca eylemin 2911 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmesi, gösteri hakkının anayasal ve uluslararası temellerini görmezden gelen dar bir yaklaşımdır.

  • Anayasa 34. madde
  • AİHS 11. madde
  • AİHM ve AYM kararları
    doğrultusunda, barışçıl bir eylemde yer alan bireylerin yargılanması değil, korunması gerekir.

Bu bağlamda mahkemelerin görevi, sadece kamu düzenini korumak değil; ifade ve toplantı özgürlüğünü güvence altına almak olmalıdır.

Av. Didar GÜRSOY

av.didargursoy@gmail.com

Yorum bırakın

Bu web sitesi

Tüm fikirlere saygılı olmakla birlikte; bağımsız ve tarafsız bir bilgi kaynağıdır. Temel insan hakları, hayvan hakları ve doğa konuları ise kırmızı çizgimizdir.