24 Temmuz 2025 Tarihli ÖTV Düzenlemesi: Hukuk Devleti İlkesi ve Vergi Adaleti Açısından Bir Değerlendirme

24 Temmuz 2025 tarihinde yayımlanan 32965 sayılı Resmî Gazete ile birlikte hem 7555 sayılı Kanun hem de 10115 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yürürlüğe girmiştir. Söz konusu düzenlemeler, özellikle taşıtlara uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarında kapsamlı değişiklikler getirmekte ve vergi sistemimiz açısından dikkat çekici bir kırılmaya işaret etmektedir.

 ÖTV Nedir?

Özel Tüketim Vergisi (ÖTV), 4760 sayılı Kanun’a dayanmakta olup, genellikle belirli mal gruplarına (motorlu taşıtlar, alkollü içkiler, tütün ürünleri, akaryakıt gibi) uygulanan dolaylı bir vergidir. Verginin amacı yalnızca gelir elde etmek değil; aynı zamanda tüketim tercihlerini yönlendirmektir. Ancak uygulamadaki artışlar, zamanla bu yönlendirme amacından sapılarak, fiyatları doğrudan belirleyen ve piyasayı baskılayan bir araç haline gelmiştir.

 24 Temmuz 2025 Tarihli Düzenlemeler Ne Getirdi?

a. 7555 Sayılı Kanun

Meclis’te kabul edilen 7555 sayılı Kanun, taşıtların ÖTV matrah dilimlerini güncelleyerek yeni baremler belirlemiş; ancak oranlarda kısmen sembolik değişikliklere gitmiştir. İlk bakışta vergi yükü hafifletilmiş gibi gözükse de…

b. 10115 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı

Aynı gün Resmî Gazete’de yayımlanan 10115 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, 4760 sayılı Kanun’un 12. maddesine dayanarak, matrah dilimlerini ve vergi oranlarını ayrıntılı biçimde yeniden düzenlemiştir. Böylece, kanunla yapılan sınırlı değişikliğin hemen ardından yürütme organı eliyle kapsamlı ve etkili bir vergi artışı gerçekleştirilmiştir.

Elektrikli ve Hibrit Araçlara Getirilen ÖTV Artışları

Özellikle elektrikli araçlar açısından getirilen yeni oranlar, hem çevre politikaları hem de ekonomik dengeler açısından tartışmalıdır:

Araç TürüEski ÖTV OranıYeni ÖTV Oranı
Elektrikli (alt segment)%10%25
Elektrikli (orta/üst segment)%40–60%55–75
Plug-in hibrit%30–70%45–85

Bu artışlar neticesinde, sıfır emisyonlu araçların erişilebilirliği ciddi biçimde azalmış; çevre dostu taşıt politikalarıyla açık bir çelişki oluşmuştur.

Cumhurbaşkanına Tanınan Yetki: Anayasal Sınırlar İçinde mi?

ÖTV düzenlemesine ilişkin bir diğer önemli husus, elektrikli araçlarda vergi oranını belirleme yetkisinin Cumhurbaşkanına devredilmiş olmasıdır. Bu durum, vergi koyma yetkisinin münhasıran TBMM’ye ait olduğu yönündeki Anayasa’nın 73. maddesi ile doğrudan ilişkilidir.

Her ne kadar 4760 sayılı Kanun’un 12. maddesi Cumhurbaşkanına oranları belirleme yetkisi tanısa da, bu yetkinin kapsamı, hukukun temel ilkeleriyle sınırlı olmalıdır. Aksi halde, yasama organı tarafından kullanılması gereken asli bir yetkinin yürütmeye devri, kuvvetler ayrılığı ve demokratik meşruiyet ilkeleriyle bağdaşmaz.

Hukuki Eleştiri: Şeffaflık, Öngörülebilirlik ve Vergi Adaleti

Vergi düzenlemeleri, şeffaf, öngörülebilir ve adil olmak zorundadır. Aynı gün içerisinde hem yasama hem yürütme eliyle iki ayrı düzenlemeyle vergi yükünün artırılması; yurttaşlar açısından büyük bir belirsizlik yaratmakta, hukuk güvenliği ilkesini zedelemektedir.

Özellikle son dönemde elektrikli araçlara yönelen vatandaşlar, bu araçları tercih ederken uygulanan düşük ÖTV oranlarına güvenmişlerdir. Ancak 24 Temmuz itibarıyla yapılan bu ani değişiklikler, ekonomik planlama yapan yurttaşların mağduriyetine yol açmaktadır.

 Sosyal ve Ekonomik Yansımalar

Yeni ÖTV oranları sonrası piyasada fiyat artışları kaçınılmaz olmuştur. 1.500.000 TL seviyesindeki bir elektrikli aracın fiyatı, yapılan düzenlemelerle birlikte 1.900.000 TL’ye kadar çıkmıştır. Bu artışlar:

  • Orta gelirli vatandaşlar açısından elektrikli araçların ulaşılabilirliğini ortadan kaldırmakta,
  • İklim politikaları açısından çevreci taşıtların teşvik edilmesi ilkesine ters düşmekte,
  • İthalat ve yerli üretim dengeleri açısından piyasa dengesini bozma riski taşımaktadır.

Sonuç ve Değerlendirme

24 Temmuz 2025 tarihli vergi düzenlemeleri; hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı ve vergi adaleti bakımından çeşitli sorunlar içermektedir. Özellikle Cumhurbaşkanı’na tanınan geniş yetkiler, vergilendirme yetkisinin demokratik denetimini zayıflatmakta, Anayasa’nın 73. maddesi ışığında tartışmaya açık bir alan yaratmaktadır.

ÖTV düzenlemelerinde yasama organının asli işlevi korunmalı, yetki devri dar yorumlanmalıdır.

Elektrikli araçlar için teşvik edici vergi politikaları sürdürülmelidir.

Vergi düzenlemeleri öngörülebilir olmalı; kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır.

Toplumun geniş kesimlerini ilgilendiren bu tür mali düzenlemelerin, yalnızca ekonomik değil; hukuki ve sosyal boyutları da gözetilerek yapılması, anayasal devlet ilkesi ve hukukun üstünlüğü açısından zorunludur.

Av. Didar GÜRSOY

av.didargursoy@gmail.com

Yorum bırakın

Bu web sitesi

Tüm fikirlere saygılı olmakla birlikte; bağımsız ve tarafsız bir bilgi kaynağıdır. Temel insan hakları, hayvan hakları ve doğa konuları ise kırmızı çizgimizdir.