
“İşte öyle bir kesit
Minik bir parantez
Tırnak içinde hepimizin başından geçen
Bildik o küçük, küçücük öykülerden”
Mehmet Teoman
- Bölüm : GPS sinyali kayboldu!
“…Soluksuz sessiz
Gölgesiz devinimsiz
Bir Ruhi Bey olarak Ruhi Beysiz
Kentin içine kadar sokuldum…”
Edip Cansever
Çling ve kapı açılır.
Psikiyatr: Merhaba Neşe Hanım, hoş geldiniz.
Neşe: Teşekkürler, hoş buldum. Lafın gelişi değil, hakikaten çok hoş buldum. Hoş bulmamız için her şey incelikle düşünülmüş. Hoş bulmak işten değil.
Psikiyatr: Çok naziksiniz. Teşekkürler. Nasılsınız ? Ve ne sebeple buradasınız ?
Neşe: Eminim daha önce navigasyon kullanmışsınızdır. Bazen o hiç bilmediğiniz yerde, sabırsız sürücülerle dolu bir yolda, trafik akarken bir anda robotik bir ses yükselir: “GPS sinyali kayboldu”. Ve öylece kalakalırsınız. Trafiğin içinde doğru kararlar aldığınızı umarak öylece ilerleyip , GPS sinyalinizin gelmesini beklersiniz. Hah! İşte aynen böyle hissediyorum doktor hanım. GPS sinyalim kaybolmuş ve trafiğin içinde öylece kalakalmışım.
Psikiyatr: Biraz daha açabilir misiniz ?
Neşe: Tabii, orta direk iki çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak 21 Mart 1988 günü dünyaya gelmişim. Bazıları balık , bazıları koç burcu olduğumu söylüyor. Burcumdan bile emin değilim öyle söyleyeyim. Oku yavrum, iyi bir iş bul evladım, aman başını sokacak bir evin olsun kızım, ah hayırlı bir kısmet bul yaşın geçiyor çocuğum nasihatlarını bir bir dinledim, hakkıyla da uyguladım. İyi okullarda okudum, işimi buldum. Toplumsal bakış açısıyla kariyerimde ilerlemiş bile sayılırım. Kurumsal bir şirkette – bakın kurumsallığın altını çizmek isterim zira kurumsallık önemli – kimsenin gerçekten tam olarak ne iş yaptığımı ilk bakışta anlayamayacağı kadar uzun hatta upuzun ve içinde “manager” geçen bir unvanla çalışıyorum. O nasihatlerde bahsi geçen hayırlı kısmeti de buldum: Sevgili eşim Kemal. Beyaz atlı prenslerin bir gün ansızın kapıda belirip , prensesleri kurtardığı geleneksel ve anti-feminist masallarla büyütülmüş biri olarak beyaz atlı prensimin kapımda belirip beni “kurtaracağı” inancına ben de bir süre kapıldım. Gerçek dünya öyle değil tabii. Öyle de olmasın zaten. Yani anlayacağınız ne ben Leyla’yım ne de Kemal Mecnun. Sonra, kadim öğretilerde bahsi geçen başımı sokacağım o evi de aldım. Aldım dediğime bakmayın. Kredi, beyaz yakalı çalışanın kampçısıdır. Kendimi kurumsal hayata – kurumsal tırnak içinde doktor hanım- bir 10 yıl daha bağlama pahasına aldım. Derken bir sabah arkadan o robotik ses yükselmeye başladı : GPS sinyali kayboldu! Sorgusuz sualsiz alıp kabul ettiğim bu nasihatleri bir bir hakkıyla uygulamıştım ve mutlu olmam lazımdı. Ama değilim! Yoğun çok yoğun bir mutsuzluk içindeyim doktor hanım.
Psikiyatr: Anlıyorum, peki ne zamanlarda bunu daha çok hissediyorsunuz ?
Neşe: Özellikle adımla hitap edildiğim anlarda. Örneğin, Merhaba Neşe Hanım’lı mail aldığımda, sofrada “Neşe! Şunu bir uzatır mısın?” dendiğinde, arkamdan biri Neşeeee! diye seslendiğinde hatta ve hatta kredi kartımı kullanırken ismimle karşılaştığım o anlarda! İsmimin hakkını veremiyorum doktor hanım. 35 yılı aşkındır birileri bana Neşe diye sesleniyor ve çok uzun zamandır Neşe benim için insanların “pişt” , “hoop” dememek için kullandıkları ve beni işaret etmek için kullandıkları bir zamir. Zamir diyorum çünkü tanımına geçenlerde bir yerde denk geldim. Zamir: “Cümlede varlıkların adları yerine kullanılabilen ve adların yerine getirdiği bütün işlevleri yerine getirebilen ad soylu sözcük” olarak tanımlanıyormuş. Gerçekten “Neşe” diye seslenildiğinde benden beklenen bütün işlevleri yerine getiriyorum.
Psikiyatr: Daha önce hiç profesyonel destek aldınız mı ?
Neşe: Zannediyorsam almadım. İlkokul arkadaşım Selim var. Eskilerin ahretliğim dedikelerinden. Yıllardır birbirimizi dinleriz. Destek olmak ve dinlemek konusunda bir noktada profesyonelleştiğimize inanıyorum ama sizin profesyonellik tanımınızın içine gireceğini pek sanmıyorum.
Psikiyatr: Anlıyorum. Neşe Hanım, umarım böyle hitap etmem de bir sorun yoktur. Dönem dönem böyle hissetmemiz çok “normal”. Gördüğüm kadarıyla depresyondasınız. Şimdilik depresyon için bir ilaç reçete edeceğim. İlacı kullanmaya başlayalım. İlaç ve psikoterapi birçok danışanda depresyon için kalıcı çözüm olabiliyor. Önümüzdeki hafta terapi seanslarımıza başlayalım.
Neşe: Sanırım bana ayrılan sürenin sonuna geldik. Teşekkür ederim. Haftaya görüşmek üzere.
Cling, kapı kapanır.
Yazar : Sırrımın Çiçeği
sirrimincicegi@gmail.com

Yorum bırakın