
Ezgi Mutlu
(Uluslararası İlişkiler Uzmanı)
ezgii.mutlu@gmail.com
Irak’ta LGBTİ+ bireyler, hem hukuki boşluklar hem de toplumsal önyargılar nedeniyle ağır insan hakları ihlallerine maruz kalmaktadır. 2024 yılına kadar eşcinsellik Irak Ceza Kanunu’nda açıkça suç sayılmasa da, “ahlaka aykırılık” ve “kamusal düzeni bozma” gibi belirsiz ifadeler sıklıkla bu bireyleri cezalandırmak için kullanılmış; keyfi gözaltılar, işkence, tehdit ve cinsel şiddet vakaları yaygın şekilde belgelenmiştir. Mevzuatta, sodomi cinsiyetten bağımsız olarak suç sayılmakta, ayrıca 394. madde evlilik dışı cinsel ilişkileri yasadışı kabul etmektedir.
2024 yılında Irak Parlamentosu, Fuhuşla Mücadele Yasası’nda LGBTİ+ bireyleri hedef alan değişiklikleri onayladı. İlk versiyonunda eşcinsel ilişkiler için idam ya da ömür boyu hapis cezaları önerilen tasarı, yapılan değişikliklerle hafifletilerek 10 ila 15 yıl hapis cezası şeklinde kabul edildi. Parlamento bu adımı dini değerleri koruma yönünde atılmış bir hamle olarak sunarken, insan hakları örgütleri yasayı LGBTİ+ haklarına yönelik ciddi bir tehdit olarak değerlendirdi.

Yogyakarta İlkeleri Nelerdir? Devletler İçin Bağlayıcı mıdır?
Yogyakarta İlkeleri, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelinde herkesin insan haklarından tam ve eşit şekilde yararlanmasını sağlamak amacıyla oluşturulmuş ilkelerden oluşur. 2006 yılında Endonezya’nın Yogyakarta kentinde, uluslararası insan hakları uzmanları, akademisyenler ve aktivistlerin katılımıyla hazırlanmış ve 2017 yılında “Yogyakarta+10” ekiyle güncellenmiştir. Bu ilkeler; yaşam hakkı, ayrımcılığın önlenmesi, işkence yasağı, özel yaşamın korunması, yasal tanınma, barınma, sağlık, eğitim, istihdam, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, barışıl toplanma hakkı, devlet tarafından korunma hakkı, sığınma hakkı gibi temel hakları kapsar. Devletlerin LGBTİ+ bireyleri şiddetten koruma, eşit hizmet sunma ve haklarını tanıma yükümlülüğü vurgulanır.
Yogyakarta İlkeleri, devletlerce bir uluslararası sözleşme aracılığıyla kabul edilmediğinden, tek başına uluslararası insan hakları hukukunda hukuki bağlayıcılığa sahip değildir. Fakat, bu ilkeler, Birleşmiş Milletler uzman organları, insan hakları mekanizmaları ve bazı ulusal ve bölgesel mahkemeler tarafından referans alınmaktadır. Bu nedenle, bu yazıda Irak’taki LGBTİ+ bireylerin hukuki durumu değerlendirilirken Yogyakarta İlkeleri yol gösterici bir çerçeve olarak ele alınacaktır.
Irak’ta LGBTİ+ Haklarının İhlali ve LGBTİ+ Karşıtı Yeni Yasa Düzenlemesi: Yogyakarta İlkeleri Işığında Bir İnceleme
2003 yılından bu yana, silahlı grupların etkisiyle toplumsal cinsiyet normlarına uymadığı düşünülen bireyler sistematik olarak hedef alınmaktadır. Bu kişiler kaçırılma, darp, cinsel şiddet veya öldürülme gibi ciddi insan hakları ihlallerine maruz kalabilmektedir. Aralarında çocukların da bulunduğu birçok kişi, yalnızca cinsel yönelimleri veya dış görünüşleri nedeniyle tehdit altındadır. Devletin bu kişileri koruma konusundaki isteksizliği, Yogyakarta İlkeleri’nin 5. maddesi olan güvenlik hakkı ile çelişmektedir. Bu ilkeye göre, cinsel yönelimi veya cinsiyet kimliği ne olursa olsun, herkesin şiddet ve fiziksel zarar riskine karşı devlet koruması altında olması gerekir. Kaçırma, saldırı, cinsel şiddet ve cinayet gibi vakalar ise Yogyakarta İlkesi 10’da tanımlanan işkence ve insanlık onuruna aykırı muamele yasağını ihlal etmektedir.
“Emo” Cinayetleri
2012 yılında Irak’ta emo tarzını benimseyen gençler, özellikle Bağdat’ta radikal milis gruplar tarafından hedef alınarak öldürüldü. Siyah giysiler, dar pantolonlar, uzun saçlar ve metal aksesuarlar gibi emo alt kültürüne ait unsurlar taşıyan gençler, “ahlaksız”, “eşcinsel” ya da “şeytani” olmakla suçlandı. İçişleri Bakanlığı da bu gençleri “tehlikeli sapkınlar” olarak niteleyen açıklamalar yaparak şiddeti dolaylı biçimde teşvik etti. Milisler, tehdit mektupları ve isim listeleri dağıtarak onlarca genci taşlayarak veya döverek öldürdü, cesetleri sokaklara ve çöplüklere attı. Saldırıların failleri cezasız kalırken, devlet kurumları sessiz kaldı ya da olayları görmezden geldi. Emo cinayetleri, yalnızca bir giyim tarzına değil, toplumsal normlara uymayan tüm kimliklere yönelmiş sistematik bir nefretin ürünü olarak hafızalara kazındı.
Emo cinayetleri, Yogyakarta İlkeleri’nin 2. (ayrımcılığın önlenmesi) ve 10. (işkence ve insanlık dışı muamele yasağı) ilkeleriyle doğrudan çelişmektedir. Emo alt kültürüne ait stil ve davranışları benimseyen gençlerin yalnızca görünüşleri nedeniyle hedef alınarak öldürülmeleri, bu bireylerin cinsiyet normlarına uymayan kimliklerinden ötürü ağır hak ihlallerine maruz kaldığını göstermektedir. Devletin bu suçlara karşı etkili bir soruşturma yürütmemesi ve failleri cezasız bırakması ise hem cezasızlık kültürünü pekiştirmiş hem de devletin ayrımcılığa karşı önleyici ve koruyucu yükümlülüklerini yerine getirmediğini ortaya koymuştur. Bu durum, farklı kimliklere yönelik toplumsal nefretin dolaylı biçimde meşrulaşmasına neden olmuştur.
Fuhuşla Mücadele Yasası
2024 yılında Irak’ta kabul edilen yasa, eşcinsel ilişkileri 10 ila 15 yıl hapis cezasıyla, cinsiyet uyum süreci geçiren bireyleri ve bu sürece tıbbi destek sunan sağlık çalışanlarını 1 ila 3 yıl hapisle, “eşcinselliği teşvik etmek” fiilini ise 7 yıl hapisle cezalandırmaktadır. Bu düzenleme, Yogyakarta İlkeleri’nin birçok maddesiyle açıkça çelişmektedir.
İlke 1 ve İlke 2, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğine dayalı ayrımcılığın yasaklanmasını ve devletlerin bu ayrımcılığı önleyici tedbirler almasını zorunlu kılmaktadır. Oysa söz konusu yasa, ayrımcılığı yasal zemine taşıyarak eşitlik ilkesini ihlal etmektedir. İlke 6 ve İlke 18, bireylerin mahremiyet hakkını ve bedensel özerkliğini güvence altına alırken, trans bireylerin cinsiyet uyum sürecine dair cezalandırıcı hükümler bu hakları doğrudan ihlal etmektedir.
Ayrıca İlke 18 uyarınca herkesin cinsiyet kimliği ya da cinsel yönelimi ne olursa olsun sağlık hizmetlerine eşit erişim hakkı vardır; ancak sağlık çalışanlarının cezalandırılması, bu hizmetlere erişimi fiilen engellemektedir. Son olarak, bireylerin kimlikleri nedeniyle cezai yaptırıma tabi tutulması, İlke 5’te yer alan kişisel güvenlik hakkını ve İlke 10’da düzenlenen işkence ve zalimane, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele yasağını da ihlal etmektedir.
Tüm bu yönleriyle yasa, LGBTİ+ bireylerin varoluşunu suçlaştırmakta ve Irak devletinin insan haklarını koruma yükümlülüklerini sistematik biçimde ihlal ettiğini göstermektedir.
REFERANSLAR:
O’Flaherty, M., & Fisher, J. (2008). Applying the Yogyakarta Principles: A catalyst for action on sexual orientation and gender identity. Human Rights Law Review, 8(2), 207–248. https://doi.org/10.1093/hrlr/ngn009
Human Rights Watch. (2024, May 20). Iraq: Repeal anti-LGBT law. https://www.hrw.org/news/2024/05/20/iraq-repeal-anti-lgbt-law
Human Rights Watch. (2012, March 16). Iraq: Stop killings of ‘emo’ youth. https://www.hrw.org/news/2012/03/16/iraq-stop-killings-emo-youth
Republic of Iraq. (1969). Penal Code (Act No. 111 of 1969). Refworld. https://www.refworld.org/legal/legislation/natlegbod/1969/en/103522
Reuters. Iraq criminalises same-sex relationships with maximum 15 years in prison. 27 April 2024. https://www.reuters.com/world/middle-east/iraq-criminalises-same-sex-relationships-with-maximum-15-years-prison-2024-04-27
UNHCR. (2024, January 30). International protection considerations with regard to people fleeing the Republic of Iraq – Update I. Refworld. https://www.refworld.org/policy/countrypos/unhcr/2024/en/147247

Yorum bırakın