
Av. Didar GÜRSOY
av.didargursoy@gmail.com
10 Ağustos 2025 tarihinde saat 19:53’te merkez üssü Balıkesir/Sındırgı olan 6,1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Deprem çevre illerde de hissedildi, 16 bina yıkıldı, 1 kişi yaşamını yitirdi, 29 kişi yaralandı ve çok sayıda artçı sarsıntı kaydedildi. Bu acı tablo, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlattı.

Türkiye’de Deprem ve Devletin Yükümlülükleri
Türkiye, aktif fay hatları üzerinde bulunması nedeniyle depremlerle yaşamak zorunda olan bir ülkedir. Anayasa’nın 56. ve 57. maddeleri, devlete sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alma ve konut ihtiyacını planlı şekilde karşılayacak tedbirleri alma yükümlülüğü yüklemektedir. Bu çerçevede devletin başlıca görevleri:
- Risk Önleme ve Hazırlık:
İmar planlarının depreme uygun şekilde yapılması, riskli alanlarda yapılaşmanın engellenmesi, kentsel dönüşüm projelerinin etkin yürütülmesi ve yapı denetim sisteminin tavizsiz uygulanması. - Afet Anında Müdahale:
AFAD ve ilgili kurumlar aracılığıyla hızlı arama-kurtarma, sağlık hizmetleri ve güvenlik önlemlerinin koordineli şekilde sağlanması. - Tazmin Sorumluluğu:
Hizmet kusuru veya ihmal nedeniyle can ve mal kaybı oluşması halinde idarenin hukuken sorumluluğu doğar.
Sorumlulukların Yerine Getirilip Getirilmediği
Balıkesir depremi sonrası devletin acil müdahale planı devreye alınmış, ekipler hızlıca bölgeye sevk edilmiştir. Ancak deprem sonrası asıl tartışma, yapıların inşa ve denetim süreçlerinde gerekli standartların uygulanıp uygulanmadığı noktasında yoğunlaşmaktadır. Bu hususlar, ancak idari ve adli soruşturmalar ile netlik kazanacaktır.
Deprem Sonrası Hukuki Yollar
Depremde zarar gören kişilerin başvurabileceği hukuki yollar şunlardır:
a) Tam Yargı Davası (İdari Yargı)
- Deprem zararının idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı iddiasıyla idareye başvurulabilir.
- Zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde başvuru, her hâlde 5 yıl içinde dava açma hakkı vardır.
- İdarenin cevabına göre 60 gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir.
b) Ceza Hukuku Yolu
- Müteahhit, yapı denetim firması, belediye yetkilileri gibi kişilerin kusuruyla can kaybı veya yaralanma meydana gelmişse, savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir.
- Savcılık re’sen soruşturma başlatır.
c) Özel Hukuk Tazminat Davaları
- Maddi (tedavi giderleri, kazanç kaybı) ve manevi tazminat talepleri, kusurlu gerçek veya tüzel kişilere karşı açılabilir.
- Müteahhit, yapı denetim firması, sigorta şirketleri gibi taraflar davalı olabilir.
d) Delil Tespiti
- Hasarın boyutunun belirlenmesi için sulh hukuk mahkemesinden delil tespiti talep edilebilir.
- Fotoğraf, video, bilirkişi raporu gibi belgeler ileride açılacak davalarda önemli delil teşkil eder.
Depremler, önlenemeyen ancak etkileri doğru tedbirlerle en aza indirilebilecek doğa olaylarıdır. Devletin ve yerel yönetimlerin sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi, vatandaşların ise haklarını bilerek hareket etmesi hayati öneme sahiptir.
Balıkesir depremi sonrası yaşananlar, Türkiye’nin afet yönetiminde sadece kriz anına değil, kriz öncesindeki hazırlık ve denetim süreçlerine daha fazla odaklanması gerektiğini bir kez daha göstermiştir.

Yorum bırakın